Home Makaleler Sağlık: Geleceğe Yatırım mı, Yoksa Göz Ardı Edilen Bir Hazine mi?

Sağlık: Geleceğe Yatırım mı, Yoksa Göz Ardı Edilen Bir Hazine mi?

0
14

İnsanlık var oldukça, yaşamın anlamı ve amacı üzerine düşünceler de var olmuştur. Ancak tüm bu düşüncelerin ortak bir paydası varsa, o da sağlıktır. Birçoğumuz için “sağlıklı olmak” nefes almak kadar doğal, o kadar sıradan bir durumdur ki, değerini ancak kaybettiğimizde idrak ederiz. Sağlıklı bir beden ve zihin olmadan, ne hayallerin, ne hedeflerin, ne de biriktirdiğimiz zenginliklerin gerçek bir anlamı kalır.

Modern yaşamın dayattığı “daha fazlasına sahip olma” arzusu, bizi dur durak bilmeden çalışmaya, geleceği güvence altına alma adına bugünü feda etmeye itiyor. Evler, arabalar, yazlıklar… Bir “sonraki hedef” listesi hiç bitmiyor. Oğlumuzun evlenmesi, kızımızın mürüvvetini görmek, torunlar… Sürekli başkaları için, “gelecek” adı altında biriktirilen bir yaşam döngüsü. Peki, bu geleceğe uzanan yolda kendimize, en temel varlığımız olan sağlığımıza ne kadar yer veriyoruz?

Bu çelişkiyi yakından incelediğimizde, insanın ironik bir döngüde sıkışıp kaldığını görürüz: Gençliğini ve sağlığını, gelecekte daha rahat yaşamak adına harcar. Yıllarca süren stresli iş hayatı, uykusuzluklar, düzensiz beslenme, hareketsizlik… Tüm bunlar birikir ve bir gün beden isyan etmeye başlar. Şeker, tansiyon, kalp rahatsızlıkları, kronik ağrılar… İşte o an, o çok çalışarak biriktirilen paralar, bozulan sağlığı düzeltmek için harcanmaya başlar. Ne acı bir döngüdür ki, varlığını sürdürmek için harcadığımız şey, varlığımızın temel direğini sarsar.

“Gezmek, görmek, eğlenmek için çalışmıyoruz” cümlesi, çoğumuzun iç sesi olabilir. Öncelikler listemizde hep “olması gerekenler” vardır: ev, araba, çocukların geleceği… Peki ya “olmak istediklerimiz”? Gençliğin enerjisi, dizlerimizin kuvveti, gözlerimizin berraklığı varken yaşanması gereken anlar, hep bir “sonraya” ertelenir. Sonrası ise, maalesef çoğu zaman beklediğimiz gibi gelmez. Yaş ilerledikçe eğlence anlayışımız değişir, fiziksel kapasitemiz azalır. Eskiden hayalini kurduğumuz o uzun yürüyüşler, keşfetmek istediğimiz şehirler, sadece birer anıya dönüşür zira dizlerimizin bağı çözülür. Yeme içme keyfi mi? Şeker, tansiyon, kolesterol derken, lezzetler birer “yasak” listesine dönüşür.

O zaman tüm bu çırpınma ne içindir? Gerçekten daha iyi bir yaşam kurma arzusu, bizi daha kötü bir sağlığa mı sürüklüyor? Belki de dengeyi yeniden tanımlamanın vakti gelmiştir. Gençken gezmek, görmek, eğlenmek, sevdiklerimizle kaliteli zaman geçirmek, yeteri kadar üretmek ve stresten uzak durmak… Bunlar, sadece “keyif” değil, aynı zamanda sağlığımıza yaptığımız en değerli yatırımlardır.

Hayat, sadece biriktirdiklerimizden ibaret değildir. Hayat, deneyimlediklerimiz, hissettiklerimiz ve sağlıklı bir şekilde var olabildiğimiz sürece anlam kazanır. Geleceği planlarken, en büyük sermayemiz olan sağlığımızı göz ardı etmek, inşa ettiğimiz tüm yapının temelini dinamitlemek gibidir. Belki de zaman, bir durup düşünme, önceliklerimizi gözden geçirme zamanıdır. Zira sağlıklı bir beden ve zihin olmadan, elde edilen her şeyin tadı eksik kalır, anlamı yiter. Geleceğe yatırım yaparken, en değerli yatırımımızın “bugünkü sağlığımız” olduğunu unutmamak dileğiyle…

No comments

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here