Bahar, yeryüzüne serilmiş yeşil bir yorgan gibiydi; üzerindeki desenler ise binbir renkli çiçeklerden oluşuyordu. Güneş, gökyüzünün tavanından altın tozları serpiyor, Sarıkız’ın bukleli saçlarını parlatıyordu....
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, Kaz Dağları’nın dumanlı zirvelerinde Sarıkız yaşarmış. Sarıkız, sadece dağların değil, iyiliğin ve merhametin de koruyucusuymuş. Altın sarısı saçları güneşten parlak,...
Bir varmış, bir yokmuş... Okul zili neşeyle çalmış, ders bitmiş. Altın saçlı Sarıkız ile yağız delikanlı Karaoğlan, çantalarını sırtlanıp evin yolunu tutmuşlar. Ancak o...
Bir varmış, bir yokmuş... Okulun en sessiz köşesinde, tozlu rafların arasında gizlenmiş kütüphanede yedi kafadar toplanmış: Altın saçlı Sarıkız, cesur Karaoğlan, yerinde duramayan Rüzgar,...
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bilginin hazine, merakın anahtar olduğu zamanlarda; altın saçlı, güneş yüzlü Sarıkız ile çakmak gözlü, yağız delikanlı Karaoğlan yaşarmış....
Evvel zaman içinde, Anadolu’nun bereketli topraklarında güzelliği dillere destan, saçları güneş ışığı gibi parıldayan bir kız yaşarmış. Ona Sarıkız derlermiş. Sarıkız, dağların rüzgârını, ovaların...
Sarıkız o sabah güneşin ilk ışıklarıyla uyanmış, gözlerini ovuştura ovuştura okula gitmişti. Gün boyu derslerini dinlemiş, teneffüslerde arkadaşlarıyla koşturup oyunlar oynamıştı. Okul çıkışı eve...
Bir zamanlar, yaz güneşinin yeryüzüne altın ışıklar serptiği bir köyde, Sarıkız adında meraklı mı meraklı bir kız yaşarmış. Annesi ve abisi o gün at...
Bir varmış, bir yokmuş…Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, küçük bir köyün kıyısında, güneşe gülümseyen kocaman bir bahçesi olan bir evde Sarıkız adında yedi...