Zümrüt Kağan ve Boz Atlı Yiğit

Amcam (emibabam) iyi düzeyde masal ve hikaye anlatıcısıydı. Hemen hemen tüm dünya masallarını bilirdi.  Çocukluk ve gençlik zamanlarında köy köy dolaşan tahsildarlar ve masal anlatıcıların yanında  gezmiş ve onlardan öğrenmişti tüm bunları. Büyüyüp kendim okumaya başladığımda anladım ki amcam İran Masalları ile Dede Korkut Masallarını  ya da Hint Masalları ile  Keloğlan Masallarını harmanlardı. Okuma azmimi ve merakımı tetikleyen ondan dinlediklerim olmuştur.

Yine uzun bir kış gecesi amcam başladı anlatmaya :

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde… Develer tellal iken, pireler berber iken… Ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken…

Uzak diyarların birinde, Oğuz illerinin bittiği, Acem mülkünün başladığı yerde; karlı dağların ardında “Gümüş Yeleli” bir oba yaşarmış. Bu obanın başında, adaletiyle nam salmış Korkut Ata soylu Bayındır Han, sınırın ötesindeki sarayda ise sihirli aynalara hükmeden Zümrüdüanka (simurg)  nişanlı Şah Meran yaşarmış.

Gel zaman git zaman, gökyüzünü kapkara bir duman kaplamış. Ne Oğuz’un güneşi doğar olmuş, ne Acem’in ayı parlar olmuş. Meğerse, yedi başlı, yedi nefesli, gözü doymak bilmez Tepegöz, Kaf Dağı’ndan inip, hem güneşi hem ayı çalıp mağarasına hapsetmiş.

Obada Yaman adında bir yiğit varmış. Yaman, deli doluymuş ama yüreği pekmiş. Atına atladığı gibi yola düşmüş. Az gitmiş uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş. Altı ay bir güz gitmiş…

Yolu evvela, İran masallarından kopup gelen Büyülü Gül Bahçesi’ne düşmüş. Kapıda bekleyen devler Yaman’a demiş ki:
“Buradan geçmek istersen, ya canını verirsin ya da cevabını.”
Yaman, “Sorun bakalım” demiş.
Dev sormuş: “O nedir ki; sabah dört ayaklı, öğlen iki ayaklı, akşam üç ayaklıdır?”
Yaman gülmüş, amcasından öğrenmişti ya hani: “İnsandır! Bebekken emekler, büyüyünce yürür, yaşlanınca baston kullanır!” demiş.
Kapılar gıcırdayarak açılmış. İçerideki Peri Kızı, Yaman’ın cesaretini görüp ona **”Sırlı Kemer”**i vermiş. “Bunu takarsan Tepegöz seni göremez, ama sadece nefesini tuttuğun sürece” demiş.

Yaman kemeri kuşanıp yola devam etmiş. Bu sefer yolu Dede Korkut diyarına, Kanlı Kanyon’a çıkmış. Tepegöz’ün mağarası oradaymış. Mağaranın önü insan kemikleriyle doluymuş. Tepegöz, mağaranın kapısında oturmuş, çaldığı güneşi ve ayı bir tandır ekmeği gibi çevirip duruyormuş.

Yaman, Sırlı Kemer’i sıkmış, nefesini tutmuş. Rüzgar gibi sessizce mağaraya süzülmüş. Ama heyhat! Nefes bu, ne kadar tutulur? Tam Tepegöz’ün yanına geldiğinde “Puh!” diye nefesini bırakıvermiş. Tepegöz o koca tek gözünü açmış:
“Hangi sinektir beni rahatsız eden? Etin mi tatlı, canın mı tatlı?” diye kükremiş.

Yaman kılıcına değil, aklına güvenmiş.
“Ben sinek değilim, ben aşçıyım Tepegöz!” demiş. “Sana öyle bir ziyafet hazırlarım ki, güneşi ayı yemene gerek kalmaz.”
Tepegöz’ün boğazına düşkünlüğü aklını çelmiş. “Yap da görelim” demiş.

Yaman, heybesindeki sihirli tohumları (hani o Şah Meran’ın bahçesinden aldığı) ateşe atmış. Dumanlar yükselmiş, Tepegöz mayışmış, uykusu gelmiş. O uyuyunca Yaman, güneşi sağ heybesine, ayı sol heybesine doldurmuş. Atına atladığı gibi şimşek olup obasına dönmüş.

Güneş göğe, ay geceye kavuşunca; Bayındır Han ile Şah Meran barışmış. İki diyar birleşmiş, yer yerinden oynamış. Bayındır Han emir vermiş:
“Tez düğün dernek kurula! Yaman Yiğit’e Şah’ın kızı verile! Kırk gün kırk gece toy edile!”

İşte tam burada amcam durur, o bıyık altı gülümsemesiyle  bakar ve sorardı. Şimdi sıra bende, ben soruyorum sana:

— Söyle bakalım küçük hanım, bu düğüne davet edilecek ağalar kimler?

(Ben:)
— Emin ağa, Cimin ağa, Bozbinişli, Beli şişli, Gındirik Başlı!

— Aferin! Peki bu ağalar aç gelmişler, karınları guruldamış. Söyle bakalım sofrada yemekte neler var?

(Ben:)
— Etli Sütlü, Tatlı. Harmanda Eşinen, Koltuktan kaşınan, Fış fış fış çektiğim, Sıkıp bıraktığım!

Yani sofrada nar gibi kızarmış tavuklar, dumanı üstünde süt çorbaları ve şerbeti damlayan lokma tatlıları varmış!

Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine. Gökten üç elma düştü; biri anlatana, biri dinleyene, biri de o güzel masalları anlatan amcanın aziz ruhuna…

Son İçerikler

İlgili İçerikler

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz