Her yıl okullar açılmadan birkaç gün önce bizim evin kapısı çalınırdı. Annem daha kapıyı açmadan, dışarıdan içeri sızan o tanıdık koku kalbime dolardı: Ankara’dan gelen büyük koli kokusu… O koku yalnızca kartonun değil, içindeki umutların kokusuydu.
Koli geldiği gün evde herkes bir telaş içinde olurdu. Annem bıçağı getirir, ben sabırsızlıkla yanına dizilirdim. Kartonun ilk çizik sesi duyulduğunda içimde bir kapı açılırdı sanki… O kapağı kaldırdığımda beni önce taptaze defterlerin kokusu karşılardı. Sıfır kalemin, hiç kullanılmamış silginin, kapağı parlayan çantaların kokusu… O koku okul demekti, yeni bir başlangıç demekti. Çalışmak, öğrenmek, büyümek demekti.
O koliyi hazırlayan kişi halamın eşiydi. Adını her duyduğumda içimde bir saygı, bir minnet dalgası yükselirdi. Gecekonduda yaşamalarına rağmen evi her zaman kalabalıktı: Kendi dört çocuğu, anne ve babası, bir de biz… Çünkü bizim omuzumuza elini uzatan oydu. Eşinin vefat eden kardeşinin çocuklarını da kendi evlatları gibi görürdü. Onun için yük diye bir şey yoktu; sorumluluk vardı, sevgi vardı.
Devlet memuruydu. Maaşı bol değildi ama gönlü genişti. O koliyi hazırlarken defterleri seçer, kalemleri dizer, kıyafetleri tek tek ütüler, her birini özenle yerleştirirmiş. Bize gelinceye kadar binlerce kilometre yol alan şey aslında bir koli değil, onun kalbinden kopup gelen iyilikti.
Biz büyüdük. Okuduk, çalıştık, meslek sahibi olduk. Üç kardeş birden devlet memuru olduk. Hayat yolunda adımlarımızı sağlam basmamızda o kolilerin, o kokuların payı çoktu. Ama yıllar geçtikçe insan kendi kendine soruyor:
Biz onun yaptığı kadar bir çocuğun yüreğine dokunduk mu?
Ya da siz sevgili okurlarım…
Hiç karşılık beklemeden bir çocuğu sevindirdiniz mi?
Geçtiğimiz günlerde o büyük yürekli adam bu dünyadan göçtü. Evinde o artık yok ama bıraktığı iz hâlâ duruyor. Koli açtığım o anı hatırladığımda burnuma yine o taze defter kokusu geliyor. Ve ben biliyorum ki o koku sadece okul kokusu değildi; iyiliğin, fedakârlığın ve sessiz bir kahramanın kokusuydu.
Çocuklar bizim geleceğimiz…
Ama bazen geleceği değiştirenler çocuklar değil, onlara bir koli umut gönderen koca yürekli insanlardır.



