Home Hikayeler Sarıkız ile Dodo’nun Kaz Yavruları

Sarıkız ile Dodo’nun Kaz Yavruları

0
14

Sarıkız ile kuzeni Dodo, ayrılmaz ikiliydi. Günleri oyunlarla, kahkahalarla geçerdi. O bahar, Sarıkız’ların evinde büyük bir coşku vardı; kaz yavruları yumurtadan çıkmış, sobanın yanında kendileri için hazırlanan köşede minicik sarı tüyleriyle cıvıl cıvıl dolaşıyorlardı.

Dodo, her zamanki gibi oyun oynamak için Sarıkız’ı çağırmaya gelmişti. Hayvanlara olan sevgisi o kadar büyüktü ki, gözleri hemen civcivlere takıldı. Tek tek sevdi, okşadı onları. Kendi kazlarının kuluçkaya daha geç yattığını bilmek, içini bir yandan imrenme, bir yandan da hüzünle dolduruyordu. “Yardım edersem bizim civcivler de çıkar” düşüncesiyle, kimseye görünmeden kazın altındaki yumurtaları aldı ve hepsinin tepe noktalarına minik delikler açtı. Henüz gününü tamamlamamış o narin yumurtaları titizlikle kazın altına geri yerleştirdi ve sabırsızlıkla beklemeye başladı.

Annesi geldiğinde gördüğü manzara karşısında donup kaldı. Kazın altı kan revan içindeydi. Dodo’nun ablası, durumu fark ettiğinde hızla harekete geçti. Tüm civcivlerin öleceğini anladığında, yuvarlak bir gece lambasının etrafına pamuklar dizerek, yumurtaları dikkatlice lambanın yakınına yerleştirdi. Günlerce, gecelerce, o yumurtaları lamba yönünde çevirerek, adeta bir kuvöz bakımı uyguladı. Beş altı günlük bu özverili çaba sayesinde, birçok civciv hayata tutunmayı başardı.

Dodo ise hayatının en büyük dersini almıştı. Başı önde, hüzünle dolaşıyordu. Tüm hatası, o saf hayvan sevgisi ve bitmek bilmeyen merakıydı. Bu olay, ona hayatın ve doğanın inceliklerini, her şeyin bir zamanı ve düzeni olduğunu acı bir şekilde öğretmişti. Kalbindeki o masum niyet, istemeden de olsa büyük bir üzüntüye yol açmış, ancak ona paha biçilmez bir olgunluk katmıştı.

No comments

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here